|
Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi
Atina’da etkinliklere katıldı

Kıbrıs’ta Vicdani Ret
İnisiyatifi 11-12 Nisan 2008 tarihlerinde Atina’da Vicdani Retle ilgili
düzenlenen etkinliklere katıldı.
Uluslararası Af Örgütü Yunanistan Seksiyonu ve Yunanistan Vicdani Ret
Örgütünün birlikte koordine ettiği toplantılar çerçevesinde eylem ve
Vicdani Ret Avrupa Bürosu (EBCO) yıllık toplantısı da yapıldı ve yeni
yönetim kurulu belirlendi.
Etkinliklere Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi aktivisti Gülten Göze
İnisiyatifi temsilen katıldı. Göze etkinliklerde tüm Kıbrıs adına
açıklamalarda bulundu…
Etkinlikler
Kıbrıs’tan Kıbrıs Vicdani Ret İnisiyatifi delegasyonun da katıldığı
etkinliklerin ilki Synasmismos’a yakınlığı ile bilinen Kokkino
Radyosunda canlı yayına katılmak oldu.
11 Nisan sabahı, Kokkino Radyosundaki programa EBCO Başkanı, Türkiye ve
Kıbrıs temsilcileri katıldı… Programa Yunanistan’da Vicdani Reddini
açıklayan gençler de katılarak alternatif hizmet konusundaki
deneyimlerini açıkladılar. Program sırasında EBCO Başkanı Gerd Greune
Yunanistan’daki hem sürenin hem de uygulama koşullarının kabul edilemez
olduğunu belirterek Yunanistan yönetimi kınadıklarını ve bunun değişmesi
için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Kıbrıs ve Türkiye’deki
uygulamaları katılan temsilciler anlattı. Kıbrıs’ın güneyinde bu hakkın
tanınmasına rağmen Yunanistan’daki gibi hem alternatif hizmet süresinin
uzun olması hem de uygulama koşullarının kötü olması eleştirildi.
Güneydeki uygulamanın ayrıca sivil olmaması da eleştiri konusu olarak
gündeme getirildi. Kuzeyde ise bu hakkın hiç tanınmamış olması gündeme
getirilerek, Türkiye ordusunun buradaki tüm askeri kuralları belirlediği
söylenerek bu nedenle kuzeydeki durum ile Türkiye’deki durumun hemen
hemen ayni olduğu vurgulandı. Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifinin
çalışmaları ile ilgili de bilgiler verildi. Türkiye’deki uygulamalar da
Türkiye temsilcisi tarafından aktarıldı, Vicdani Retçi Halil Savda’nın
halen daha gözaltında olduğu söylendi ve diğer tutuksuz olanların da
AİHM kararında da belirtildiği gibi sivil ölüme mahkum edildikleri,
yaşam alanlarının kısıtlandığı altı çizildi.
Akşamüzeri
ise Uluslararası Af Örgütü Yunanistan Seksiyonu öncülüğünde 1998 yılında
başlatılan kampanyanın 10. Yılı nedeniyle tel örgülerle çevrilmiş bir
pasta ile bir protesto gösterisi düzenlendi.
Parlamento önündeki meydanda buluşan temsilciler daha sonra Parlamento
binası önüne giderek, içeriye girip ortak deklarasyonu vermek istediler.
Grup adına konuşan bir temsilci, EBCO, WRI (Savaş karşıtları
enternasyonal), Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi, Uluslararası Af
Örgütü Yunanistan Seksiyonu, Yunanistan Vicdani Ret Örgütü ortak imzası
ile hazırlanan deklarasyonun parlamento başkanına vermek istediklerini
söyledi ama polis güvenlik gerekçesi ile grubu binaya yaklaştırmadı.
Parlamentoyu temsilen gelen yetkiliye ortak metin verildi.
Daha sonra Başbakanlık, TC Elçiliği ve Kıbrıs Elçiliği de ziyaret
edilerek ayni metin sunuldu. Polis yoğun önlem alması gözlerden kaçmadı.
Ortak metinde Vicdani ret hakkının uluslararası antlaşmalarda ve
konvansiyonlarda belirtildiği şekli ile tanınması talep edildi, bu
hakkı, bu kurallara uygun tanımayan özellikle Kıbrıs, Türkiye ve
Yunanistan başka olma üzere tüm ülkeler kınandı.
12 Nisan tarihinde ise EBCO yıllık olağan toplantısı düzenlendi.
Toplantıda ülke raporları görüşüldü, dünyadaki gelişmeler üzerinde görüş
alış verişinde bulunuldu ve son bir yıllık çalışma ve mali rapor
görüşülerek aklandı. Toplantı sonunda yeni yönetim ve temsilciler de
seçildi.
Akşamüzeri ise Ianos kitapevinde Mehmet Tarhan'ın da yer aldığı "
kilidin ne tarafı hücre" belgeselinin de gösterildiği video gösterimi ve
konuşmaların yer aldığı bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte WRI ve EBCO
başkanları da birer konuşma yaptı. Kalabalık bir grubun izlediği
etkinlik sonrası çeşitli ülkelerden gelen temsilciler ülkelerindeki
vicdani retle ilgili uygulamalara yönelik kısa bilgiler de verdiler.
Bu etkinliğin sonrasında çeşitli ülkelerden temsilciler kitapevine yakın
meydanda yeniden bir araya gelerek yanlarında getirdikleri kartonun
üzerine ülke bayraklarını yapıştırarak, ülke temsilcileri bayrakların
altına kendi dillerinde vicdani ret hakkının tanınması talebini
yazdılar. Kıbrıs temsilcileri de Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı altına iki
dilde Vicdani Ret hakkı tanınsın yazdılar. Basının da izlediği etkinlik,
yazma işi bitirildiğinde basına görüntü verilmesi ile sona erdi.

Yunanistan, Kıbrıs ve
Türkiye Vicdani ret Hakkı İle İlgili Uluslararası Standartları Tanımalı
Atina’da
toplanan Vicdani Ret ve İnsan Hakları örgülerinin temsilcileri,
Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye’yi vicdani ret hakkını Avrupa ve
uluslararası standartlar düzeyinde tanımaya çağırdı.
Temsilciler vicdani ret hakkının Birleşmiş Milletler ve Avrupa
Konseyi’nin de aralarında bulunduğu birçok uluslararası örgüt tarafından
tanındığını Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye hükümetlerine hatırlattı. Daha
derinlemesine konuyu irdelemek gerekirse, Güney Kore’den yapılan 2
kişisel başvuru sonucu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi
vicdani ret hakkının tanınmamasının din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün
ihlali olduğunu kabul etti.
• 3421/2005 sayılı yasa ile Yunanistan vicdani ret hakkını kabul etmiş
olsa bile, yasanın kendisi ve uygulaması uluslararası standartların
altındadır. Başvurular Savunma Bakanlığı ile sivil olmayan bir otorite
tarafından değerlendirilmektedir. Başvuru hakkı, sınırlı zaman
kısıtlamasına tabi olup, hizmet altındaki askerlere ve yedeklere
verilmemektedir. Ayrıca, alternatif hizmetin süresi nerdeyse askerlik
hizmet süresinin 2 katıdır ve cezai nitelik taşımaktadır. Son yıllarda,
dini sebebe dayanmayan vicdani ret başvurusu yapan kişilerin durumları
Savunma Bakanlığı tarafından değerlendirilerek ret edilmiştir ve bu
kişiler yargılanmaktadırlar.
• Kıbrıs’ın her iki tarafında Vicdani ret hakkı ile ilgili durum çok
farklıdır. Kıbrıs Cumhuriyeti zorunlu askerlik hizmetinde bulunacaklar
için vicdani ret hakkını tanırken, başvurular sivil bir otorite olmayan
Savunma bakanlığına yapılmaktadır. Ayrıca, vicdani ret hakkı mecburi
hizmet altında olan ve profesyonel askerlere tanınmamaktadır. Kıbrıs’ın
kuzeyinde ise askerlikle ilgili tüm işlemler Türkiye Ordusu tarafından
yerine getirildiğinden vicdani ret hakkı hiç bir şekilde
tanınmamaktadır.
• Türkiye ise vicdani ret hakkını tanımayan bir ülkedir. Vicdani
retçiler sivil ölüme mahkum edilip, tekrarlanan bir şekilde hapis
cezasına çarptırılmaktadırlar. vicdani retçi Halil Savda emre
itaatsizlikten dolayı çarptırıldığı 6 aylık hapis cezasını doldurup 27
Temmuz 2007’de salıverilmesinin ardından 27 Mart 2008’de tekrardan
tutuklandı. Halil Savda, şimdi firar suçundan dolayı 15.5 aylık hapis
cezası çekmek zorunda ve aynı suçtan dolayı yeniden yargılanacak.
Türkiye’de vicdani retçilere uygulanan tekrarlanan hapis cezaları
Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesini’ açıkça ihlal eder,
sözleşmenin 14. maddesinin 7. bendine göre “Bir ülkenin hukukuna ve ceza
yargılama usulüne uygun olarak daha önce kesin biçimde mahkum olan veya
beraat eden bir kimse aynı suçtan ötürü ikinci kez yargılanamaz ve
cezalandırılamaz.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vicdani retçi Osman
Murat’ Ülke’nin davasında Türkiye aleyhinde “uygulanan sürekli hapislik
cezasının sivil ölüme yol açtığı ve bununda Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesinin 3. maddesini ihlal ettiği kararını verdi.
Ayrıntılar ülkeden ülkeye farklılaşsa da, 3 ülke vicdani ret hakkının
ihlal edilmesi ve vicdan özgürlüğü hakkının uluslararası ve Avrupa
standartlarında uygulanmaması konusunda “birleşmiştir”. Biz Türkiye,
Kıbrıs ve Yunanistan’dan insan hakları ve vicdani ret örgütleri
temsilcileri olarak, 3 ülkeyi de taraf oldukları uluslararası
antlaşmaları uygulamaya ve son olarak vicdani ret hakkını bu
standartlara göre şartsız tanımaya çağırırız.
11 Nisan 2008
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kaynaklar
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu (1998), Karar, 988/77:
Askerlik Hizmetinde Vicdani ret ve daha sonraki 2000, 2002 ve 2004
yılındaki kararlar
Avrupa Konseyi, R (87) 8
sayılı Bakanlar Komitesi Önerisi (1987),
İnsan Hakları Komitesi, CCPR/C/88/D/1321-1322/2004,
23 Ocak 2007
Working Group on Arbitrary
Detention: Opinion No 36/1999 (TURKEY), Opinion No 24/2003 (ISRAEL). See
also Human Rights Committee: General Comment No 32, CCPR/C/GC/32, 23
August 2007
ÜLKE ile. Türkiye, Başvuru
no 39437/98, 24 Ocak 2006 |